
Yürümek…
İnsanı rahatlatan, farklı bir boyuta taşıyan eylem...
Yürümek, yemek yapmak gibidir benim gözümde; Kendi kendimi iyileştirme yöntemlerimden biridir adeta.
Yalnız bir edimdir yürümek. Bir bakıma da ironik bir eylemdir. Her ne kadar kalabalık içinde yürüyor olsak da; aslında kendi kafamızın kalabalığıdır bizi ilgilendiren. Düşüncelerimizdir adımlarımızı şekillendiren…
İnsan yürüyüşünden belli olur der bir yazar. ‘Kendi’ olmanın en belirgin işaretidir yürümek. Düşüncenizin kararlılığı, inceliği yahut dağınıklığı adımlarınıza vurur diye de devam eder. Ne kadar doğru bir tespittir bu.
Sinirliyken nasıl adım attığınıza, yürüdüğünüze dikkat ettiniz mi hiç? Hızlı hızlıdır adımlarınız, öfkenizi kaldırımlardan yahut yollardan çıkarmak istercesine…
Mutlu anlarınızda ise, ağırdır attığınız adımlar. Keyifli dakikaların hiç bitmemesini dilercesine ürkek bir şekilde yürünülür.
Günümüzde yürümenin zevkine varabilen çok az insan olduğunu düşünüyorum. İnsanlar artık yürümüyorlar, sadece bir yerden bir yere ‘taşınıyorlar’. Yürüyüş yapmak sadece bir zorunluluk haline dönüştü. Yürüyen yollar yapılsa her yere, eminim ki birçok insan yürümeyi unutur:p
*****
Geçen hafta sonu da, yürümeyi çok seven blogcu arkadaşım ‘insibag’ ile arşınladık İstanbul sokaklarını. Ne kadar özlemişim içten bir muhabbet eşliğinde yürümeyi…
Her ne kadar, çoğu kimseye göre yürüyüş mevzusunu abartmış olsak da, bizce her şey normaldi ve halimizden de gayet memnundukJ
Karaköy’den sevdiğimi de alarak 180 derecelik İstanbul manzarasına sahip olan Galata’daki o muhteşem kafeye gittik. Sıcak kahvelerimizi yudumladık tatlı bir muhabbet eşliğinde…
Sonra, dostum insibag ile devam ettik İstanbul turumuza. Anlatacak o kadar çok şey biriktirmişiz ki…Karaköy-Taksim-Cihangir-Kabataş-Beşiktaş-Ortaköy… Nasıl yürüdük onca yolu anlamadık, gerçi şaşırmamak lazım. Ne de olsa alışıktık biz bu duruma. Bkz: Çamlıca-CapitolJ
Ancak, herkesle yapılan yürüyüş aynı zevki yaşatmaz insana. Bazen bir sevgili, bazen de bir dosttur yürüyüşü anlamlı kılan..Tıpkı, sevgili dostum insibag ile yaptığımız yürüyüş gibi…