<_script /><_script />




Çocuk ve Cinsellik

26/10/2009 · Kategori: PsİKoLoJi

                                          


Her akşam ana haber bültenlerinde en az 1 tane taciz haberine tanık oluruz. Özellikle çocukların uğradığı cinsel istismarın haddi hesabı yok. Bunun yanında, ülkemizde Avrupa’daki gibi ‘güven kazandırma merkezleri’ ve ‘travma sonrası terapi merkezleri’nin olmaması ya da tam anlamıyla işlememesi de vahim olan durumu iyice çıkmaza itiyor. Araştırmalara göre çocukların en çok tacize uğradığı yaş aralığı 4-11. Çocuklara yapılan cinsel istismar, bir çocuğun hayatında yaşayabileceği en büyük travmalardan biri. O yüzden bende, özellikle aileler tarafından pek de umursanmayan bu konunun can alıcı noktalarını paylaşmak istedim. Aşağıdaki yazı alıntıdır.

Çocuğunuzun üzerini çıkartırken ondan izin alın

'Bedenim bana aittir' bilinci oluşturmak: Bedeninin kendisine ait olduğu hissini kazanamayan çocuk, çok rahatlıkla tacize uğruyor. Çünkü herkesin bedeni üzerinde bir şeyler yapabileceğini düşünüyor. Bu nedenle çocuğun altı değiştirilirken, çocuğa saygısızca ve hırçınca davranarak ve hatta zorla yatırarak altını değiştirmemeli ya da çocuğun üzerini çıkartırken ondan izin almalı! 'İstersen atletini çıkartayım, çok terlemişsin kızım' şeklinde cümleler kurmayı ihmal etmeyin. "Çocuk başlangıçta kendisinden neden izin alındığını anlayamaz. Ama ilerleyen zaman içinde, kendisinden izni alınmadan bedenine yapılacak müdahaleleri hisseder ve bundan rahatsız olur."

Severken bile onun rızasını gözetin

'İzin verirsem dokunabilirsin' bilinci: Çocuğunuzu severken bile 'seni öpebilir miyim?' diye müsaade isteyin ki, bu bilinç oluşsun. Çocuğa herkesin izinsiz dokunması; öpmesi, mıncıklaması vs. bedenini koruma refleksini kırıyor.

Dört yaşından itibaren genital bölgesine mümkün olduğunca dokunmayın

'Dokunulması yasak olan yerlerim' refleksi: Anne-babalar, banyo ya da alt temizliği nedeniyle çocuğun sıkça genital bölgesine dokunuyor. 4 yaşından itibaren mümkün olduğu ölçüde bunu yapmayın. Eş, dost, ve akrabaların da çocukların genital bölgesine dokunarak ya da vurarak sevmesine izin vermeyin.

Yaka- paça eve sokmaya çalışmayın

Fiziksel baskıya direnme refleksi: Çocuğunuza, fiziken sizden güçsüz olduğunu asla hissettirmeyin. Mesela yaka paça eve sokmayın, itip kakmayın, zor kullanmayın. Sevgi gösterileri sırasında ise oyun oynamak için sizden kaçan çocuğu köşeye sıkıştırmayın. Siz onu sevdiğinizi düşünebilirsiniz ama çocuk bu sırada kendisinden büyük birinden kaçamayacağını hafızasına yazıyor. Araştırmalara göre, cinsel suistimale uğrayan çocukların birçoğu çırpınmanın ve o anda kaçmanın çözüm olmadığını düşündüğü için kaçmayı denemiyor.

Evde çıplak dolaşmasına izin vermeyin

'Vücudum görünmemeli' hissi: Dört yaşından itibaren çocuğunuzu ev içinde çırılçıplak dolaştırmayın. Giysilerini kendisinin giyip çıkartmasına izin verin. Kendisini başkalarının yanında çıplak görmeye alışkın olmayan çocuk, elbisesinin birileri tarafından çıkartılmasından ciddi rahatsızlık duyar.

Çocuğunuzla birlikte banyo yapmayın

'Banyoda çıplak olunmaması' bilinci: Bazı anne babalar, bebeklikten itibaren çocuklarıyla birlikte yıkanır. Dört yaşından itibaren buna son verin. Ona banyo yaptırırken de üzerinde mutlaka alt çamaşırının olmasına dikkat edin. 7 yaşından itibaren ise mutlaka ve mutlaka çocuğunuzun genital bölgesini başkalarının; eş, dost, akraba görmemesine özen gösterin.

Çocuğunuz tuvalet ihtiyacını giderirken yanında durmayın

'Tuvalette benden başkası olmamalı' bilinci: Çocuğunuza dört yaşından itibaren tuvalet ihtiyacının yalnız başına giderilmesi gereken bir durum olduğunu öğretin. Yanında durmayın. Korktuğunu söylese bile onu ihtiyacını yalnız gidermesine alıştırın.

Başkalarının yanında üst-baş değişimi yapmayın

Soyunma ve giyinmede yalnızlık ilkesi: Temel davranış refleksinin kazandırılmasında çocuğun kıyafetlerini yalnız başına giyip çıkarması büyük önem taşıyor. Dört yaşındaki bir çocuk yalnız başına kıyafet giymekte zorlanabilir. Bu durumda anne ya da baba başka bir odada ona yardımcı olmalı. Asla salonda başkalarının yanında üst-baş değiştirilmemeli.

Onun özel dünyasına saygıyla yaklaştığınızı hissettirin

'İzin verirsem kabul edilirsin' ilkesi: Anne-babalar, çoğu zaman çocuklarının bir birey olduğunu unutuyor ve farkında olmadan ona kendi tekelindeki bir mal muamelesi yapıyor. Buna göre özellikle 7 yaşından sonra çocuğunuzun odasına izin almadan girmeyin. Mesela onu odasında üzerini giyerken gördüğünüzde, özel dünyasına saygıyla yaklaştığınızı hissettirin ve özür dileyip kapısını kapatın. Çocuk, odasının kendisine özel olduğunu anlamalı ve izin vermeden kimsenin giremeyeceğini bilmeli.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (4) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

Yazan:ezgilimelodi | Tarih: 2009-10-27 19:13:54
Konu: ....

Çok güzel bir konuya değinmişsin.Öncelikle teşekkür ediyorum...
Çocuk psikolojisinde okumuş olduğum bir çok şeyi gördüm yazında.Ne kadar değerli onlar,ebeveynler bunun bilincindeyseler gelişimlerinde seyrinde bir ilerleme seyrettiğini görecekler.
Teşekkürler arkadaşım emeğine sağlık.
Sevgiler
************************************************************************
Farkında olabilmek, farkındalık oluşturabilmek çok önemli. Çocuklarımızı da yetiştirirken 'farkında olabilsek' keşke bazı şeylerin...Ama olucaz inşallah, benim 'hala' umudum var;)
Seni, sayfamda görmek mutlu ediyor beni:))
Sevgilerimle..

Düzenleyen tedirginruhcikolatacisi gün: 27/10/2009 saat: 21:17

Bağlantı » »

Yazan:INSIBAG | Tarih: 2009-10-27 15:50:40
Konu: :(

Ne güzel bi konuya değinmişsin canım.Çocuklara yapılan taciz haberlerini her duyduğumda içim acıyo o masum minnacık yavrucuklardan ne isterler diye kızarım hep.Çok acımazısca ve vicdansızca...:(
Eskiden ve şimdide ayıp diye arkasına saklandığımız aslında kendimize özel olanı ve yabancılara karşı savunma oluşturmak için söyleniyodu belkide.Çünkü şuanda olduğu gibi cinsellik rahat konuşulmuyodu eskiden.Ve anneler-babalar çocuklarının özellerini önemsedikleri halde uygulama yapamıyolardı.
Umarım artık senin paylaşımındaki gibi bilinçli davranırız çocuklarımıza...
Dua ile hoşçakal...
***************************************************************************
Savunma amaçlı söyleniyordu belkide dediğin gibi ama sağlıklı değildi bu yöntem. Yani fiziksel olarak korurlerken çocuklarını (ya da koruduklarını zannederlerken) bu seferde duygusal açıdan zarar veriebiliyorlardı. Burda anlatılmak istenen de, bir yerde, çocuklarla iletişimin çok önem arzettiği. Cinsellik de söylediğin gibi çok rahat konuşulabilen bir konu değildi eskiden (hatta bir çok bölgede bu durum değişebilmiş değil henüz). Benim fikrimce ve deneyimimce de çevrenin ne diyeceği daha çok önem arzediyordu ayıp kavramında..
Faydalabilmene sevindim canım..
Sevgilerimle...

Düzenleyen tedirginruhcikolatacisi gün: 27/10/2009 saat: 16:13

Bağlantı » »

Yazan:newbahar | Tarih: 2009-10-27 11:03:57
Konu: Merhaba

Yazı da bir anne olarak gözden kaçırdıklarımı ve hatta ne olacak yani diye düşündüğüm yanlış hareketleri gördüm.
Elbet biz büyükler, büyük olmanın baskıcı tavrını çocuklara hissettiriyoruz. Çoğu zamanda bunu hissettirirken onun bir birey olduğunu unutuyoruz.
Şu hareketi yanlış yaptığımı farkettim. Benim ufaklığın üzerini çoğunlukla ben değiştirmeye çalışırım. Onun mıymıntı hareketleri yüzünden bir an önce giyinsin isterim. Ama anladım ki konuşarak anlayacak, dilediğini gerektiği zamanlarda giyecek veya çıkartacak.
Okuldan gelince önlüğünü çıkartıp iç çamaşırlarıyla evde dolanır. Ben bunu önemsemem ama şimdi artık giyinmesi gerektiğini ona anlatıcam. Elbet eve gelen bir yabancı olduğunda hemen odasına kaçar ve benden giyeceklerini ister.
Sanırım ayıp kavramı daha çok gelişiyor. Ayıptan çok onların dışardan gelebilecek tacizlere karşı bilinçlendirmek lazım.
Çok teşekkürler ve sevgiler
***********************************************************************************
Çok sevindim yazının sana farkındalık kazandırmış olabilmesine..
Bundan sonra birazcık daha sabırlı olman gerekecek çocuğun kendi başına üzerini değiştirirken:)
Evet, malesef toplumumuzda bu konular olması gerektiği için değil; ayıp kavramının arkasına konularak dile getiriliyor. 'Eteğin açılmış, bak ne kadar ayıp, düzelt bakayım eteğini' gibi...Bu durum çocukta ciddi bir utanma duygusu yaratıp, başka olumsuz duygulara da yol açabiliyor.. Bu durum da iletişim bozukluğumuzdan kaynaklanıyor bir yerde..
Sevgiyle..

Düzenleyen tedirginruhcikolatacisi gün: 27/10/2009 saat: 14:28

Bağlantı » »

Yazan:ansizin | Tarih: 2009-10-27 02:26:03
Konu: ansızın

valla blogları gesdim ama okumadan geçtim senınkınde takıldım ilgimi çekti masumum oldugu icin güsel bi konuya deyinmişşin saolasın çıkocum eee öpim dimi:) kocamannnnnnnnn böle hemde:)
sefgicik çıkoma:)
***********************************************************************************
Faydalanabildiğine çok sevindim canım, kız çocuğu annesi olunca daha da bi önem veriyor insan bu konuya değil mi?
Benden de bi öpücük sana:)
Sevgiyle..



Düzenleyen tedirginruhcikolatacisi gün: 27/10/2009 saat: 14:10

Bağlantı » »